Haberler

Haberler

ntv.com.tr
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan normalleşme kararlarını açıklıyor (CANLI)
    Cumhurbaşkanı Erdoğan normalleşme kararlarını açıklıyor (CANLI)

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kademeli normalleşmenin ele alındığı Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunuyor.

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

    Toplantıda corona virüs sürecindeki kademeli normalleşme ele alındı.

    Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, alınan kararları açıklamak üzere kameralar karşısına geçti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şu sıralar yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle:

    "Biz tüm samimiyetimizle Türkiye'yi ayağına vurulan darbe anayasasından kurtarmak olduğuna inanıyoruz. yeni ve sivil anayasa meselesini tüm platformlarda tartışmaya açarak herkesin katkısını almak için başlatıyoruz. Bugüne kadar yeni ve sivil bir anayasa hayalimize kavuşamadık. İnşallah bu kez buna kavuşacağız.

    BÜYÜME RAKAMLARI

    Küresel ekonomi zorlu bir dönemden geçiyor. Dünyada sadece bir seferde 90 milyondan fazla insanın aşırı yoksulluk sınırına düştüğü tahmin ediliyor. Türkiye böylesine zorlu bir süreci esnek politikalar sayesinde başarıyla yürüttü. Bugün açıklanan yüzde 1.8 olarak gerçekleşen 2020 büyüme oranı izlediğimiz politikaların başarısının en somut örneği. Bizim için önemli olan büyümenin toplumun tüm kesimlerine ulaşması ve istihdam oluşmasıdır."



  • Kademeli normalleşme nasıl olacak?
    Kademeli normalleşme nasıl olacak?

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Ücretsiz gelen 1 milyon doz aşı için devlete fatura kesildi " iddiasına yanıt verdi. Bakan Koca, ''Ticari sır olarak kalması gereken bilgiler ifşa edildi. Biz aşıyı en ucuza alan ülkeyiz, bu iddiamın arkasındayım. Altını çiziyorum, hiçbir şekilde aracı firmaya zerre kadar bir kuruş ilave verilmemiştir'' dedi.

    Son dakika haberi! Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplanan Koronavirüs Bilim Kurulu sona erdi. 

    Sağlık Bakanı Koca'nın konuşmasından öne çıkanlar:

    ''Elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalıştık. Artık küresel salgının sosyal hayata etkileri ve normalleşmeyi önceleyen bir döneme geçiyoruz, yerinde karar dönemi. Kendi aşımızı üretme konusunda çok önemli mesafele aldık. İlk dozu olanların 2. dozları garantide. İlk doz aşıyla koruma başlamıyor. 42 gün korunmak zorundayız. Yeterince yüksek hızda ve sistematik olarak aşı programını uygulamış olsak da nüfusa oranla daha katetmemiz gereken çok yol var.  Aşılamada yaklaşık 1,5 milyonu ikinci doz olmak üzere 8 milyon seviyesine ulaştık. Aşılama planındaki ilk aşamanın sonuna yaklaştık.

    Aşı tedariğinde her an aksaklık yaşanabilir ve program kesintilere uğrayabilir. Bunu yaşamamanın tek yolu aşımızı üretmektir. Vaka sayılarındaki artış, bazı illerimizin diğerlerinden daha geç normalleşme sürecine geçmesine neden olabilecek. Ülkemizde her geçen gün sayısı artan mutasyonlu virüsü dikkate almak mecburiyetindeyiz.

    KADEMELİ NORMALLEŞME NASIL OLACAK?

     Yerinde karar dönemiyle birlikte kurallara uyum konusunda güvenlik kuvvetlerimiz denetimleri artıracak. Risk durumlarına göre iş kollarımızın faaliyet serbestliği konusunda Bilim Kurulumuzun çalışmasını, Cumhurbaşkanlığı Kabinemize arz edeceğim.

    ÜCRETSİZ AŞIYA FATURA İDDİASI

    Ticari sır olarak kalması gereken bilgiler ifşa edildi. Aşı savaşının olduğu bir dünyada, üretici firma aşıyı bedava bağışlar mı, bunun akılla izahı var mı? Vatandaşımız bunu çok iyi bilsin, biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz, bu iddiamın arkasındayım. Aracı firmaya tek kuruş ödenmemiştir.  Erişebileceğimiz her aşıya erişmek istiyoruz, kimseye ayrıcalık tanımıyoruz. 

    Olması gereken devletler arası sırrı niye ortaya döküyoruz. Eğer bununla ilgili varsa bir sorun, bu kadar hassasiyetin olduğu durumu biliyorsunuz. Bana Sayın muhalefet lideri açıp sorabilirdi. Yok mu böyle bir iletişim anlayışı?Aşının siyaset arenasına taşınmaması için kararlı olacağım.

    KADEMELİ NORMALLEŞME SÜRECİNE GEÇİŞ

    Tam kapanma gibi bir durum düşünmüyoruz ama vaka sayılarının arttığını görüyoruz, mutasyonunda bazı illerde arttığını görüyoruz. Mutasyonun bazı bölgelerde etkisini göstermeye başladığını gözlemliyoruz, özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde. Türkiye'ye özgü mutant virüs görülmedi ama bulaşıcılığın daha da arttığını çok rahat söyleyebiliriz. Mevcut mutanlarla bulaşıcılık artıyor. 

    Şu ana kadar Türkiye'de Kovid-19'un 1 Brezilya, 49 Güney Afrika mutasyonunun görüldü.

    COVID-19 AŞISI

    Mart ayı sonuna kadar 4.5 milyon Biontech aşısı gelecek. BioNTech ile ilgili ilk etapta gelebilecek aşı miktarı 800 bin olacak, toplam 4,5 milyon. 5 milyona tamamlanması için de çaba sarf edilecek. İlk dozları olanların 2. dozları hazır. 

    Rus aşısının Türkiye'de üretimi ile çalışmamız var. Mayıs sonuna kadar 105 milyon aşıya erişebileceğimizi biliyoruz. Bu 52,5 milyon insanı aşılamak demek.

    YERLİ AŞI ÇALIŞMALARI

    Yerli aşıda FAZ-2 aşaması için toplam 200 kişinin aşılanması düşünülüyor. 84 kişiye aşı yapıldı.  Nisan ayında Faz-2'nin biteceğini, nisan sonuna doğru da Faz-3 safhasına geçebileceğimizi düşünüyorum.

    ÖĞRETMENLERİN AŞILANMASI

    Önümüzdeki haftalar giderek daha yoğunlaşmış olacak. Bu biraz aşının tedariği ile de ilgili bir durum. Mart ayında daha yoğun, özellikle ayın 15'inden sonra daha yoğun aşının geleceğini söyleyebilirim.

    "KISITLAMA KONUSU KABİNE'DE GÖRÜŞÜLECEK"

    Aşınn koruyuculuğu ikinci aşıdan iki hafta sonra başlıyor. Aşılama oranına göre kısıtlamada esnetme olabilir. 

    Biim Kurulu önerilerini pazartesi günü Kabineye sunacak, sonrasında açıklama yapılacak. 

    65 YAŞA KISITLAMA OLACAK MI?

    65 yaş üzerinde aşılama oranının yüksekliğine bağlı olarak illerde bu konuyla ilgili esnetme yapılabilir.

    KONGRELER VE MAÇLARDAKİ KALABALIKLAR

    Toplantılar ve maçlarla ilgili, kendi özel durumu ben açıklamıştım dün. Toplantılarla ilgili de genel olarak biz salgında bulaşın nasıl olduğunu biliyoruz ve ilk günden itibaren salgında bulaşın yakın temasla birlikte daha da arttığını hep anlattık. Bu bilgilendirmede bir değişiklik yok.

    Maçlarda da benzer şekilde tedbirlerin yer yer olmadığını görüyoruz. Taraftar olmak, insanımızın sağlığını ötelemeyi gerektirmez.Salgında bulaş yakın temasla daha çok artıyor. Kalabalık ve kapalı ortamlardan kaçınmak gerekir. 

    LİSE SINAVLARI 

    Bununla ilgili üzerinde Milli Eğitim Bakanımızla görüşülüyor. İllerin hangi durumda olduğu zaten gelecek hafta görülmüş olacak. Riski olmayan illerde bir sorun olmayacak. Riski olan illerle ilgili önümüzdeki günler nasıl olması gerektiği, ne zaman yapılması gerektiği kabinede ve Milli Eğitim Bakanlığımızla durum değerlendirilmesi yapılıp, bu noktadaki yaklaşım netleşmiş olacak.



  • Dünya Kadınlar Günü ne zaman, neden kutlanır?
    Dünya Kadınlar Günü ne zaman, neden kutlanır?

    Dünya çapında çoşkuyla kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü' nün tarihi 1800'lü yıllara dayanıyor. Peki 8 Mart neden kadınların? İşte tarihçesi...

    Dünya Kadınlar Günü tüm dünyada her yıl 8 Mart'ta kutlanıyor ve bugün kadın hakları hareketinin odak noktası.

    TARİHİ 1800'LÜ YILLARA DAYANIYOR

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihi, 1800'lü yıllara dayanıyor.

    Kadınların mücadele ateşini, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 40 bin kadın dokuma işçisi, 8 Mart 1857'de yaktı.

    Bir tekstil fabrikasında başlattıkları grevde çıkan yangında 129 kadın can verdi. Bu feci olayın tarihi 8 Mart 1857'ydi.

    40 bin kadın işçi, ABD’nin New York kentinde, bir dokuma fabrikasında greve başladı. Sadece "daha iyi çalışma koşulları" istiyorlardı.

    GREV FACİA İLE SONUÇLANDI

    Polisin fabrikaya kilitlediği kadın işçilerden 129'u, içeride çıkan yangında can verdi.

    O ölümler, dünya kadınlarının seslerini duyurabilmesi için yakılan ateşin ilk kıvılcımı oldu.

    YILLAR SONRA GELEN ANMA

    8 Mart günü hemen olayın ertesinde Kadınlar Günü olarak kutlanmadı.

    İlk teklif 53 yıl sonra geldi. 26-27 ağustos 1910'da Danimarka'da toplanan İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar konferansında.

    O kadınların anısına 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması ancak 54 yıl sonra olabildi.

    İLK ANMA 1911 YILINDA

    Alman Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, ölen ABD'li kadın işçilerin anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını önerdi.

    Öneri oy birliği ile kabul edildi. İlk anma 1911 yılında oldu.

    10 yıl sonra, 1921'de Üçüncü Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda günün adı "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak değiştirildi.

    Bazı ülkeler, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Kadınlar Günü kutlamalarına ve anmalarına yasaklar, kısıtlamalar getirdi. Kadınlar 1960’lı yılların sonunda 8 Mart’ı yeniden anmaya başlayabildiler.

    Son olarak Birlemiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977'de, 8 Mart tarihinin "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti.

    Ancak orada, BM tarafından yazılan günün tarihçesinde, ölen işçilerin anısına atıf yapılmadı.

    8 Mart Türkiye'de ilk kez 1921'de kutlandı. 1975 yılından sonra kitlesel kutlamalar başladı. 12 Eylül Darbesi ile ara verilen kutlamalar 1984'ten bu yana devam ediyor.

    "KADINLAR GÜNÜ"NÜN TARİHÇESİ



  • SON DAKİKA: THY uçağına bomba ihbarı
    SON DAKİKA: THY uçağına bomba ihbarı

    SON DAKİKA HABERİ: THY'nin Oslo-İstanbul seferini yapan uçağına bomba ihbarı yapıldı. İstanbul Havalimanı'na inen uçakta yapılan aramada ihbarın asılsız olduğu belirlendi.

    Son dakika haberi! 

    İstanbul Havalimanı'na iniş yapan THY uçağında, bomba ihbarı üzerine arama yapıldı.

    Oslo-İstanbul seferini yapan uçakta yapılan arama sonucunda ihbarın asılsız olduğu belirlendi.

    Olayı, THY Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Yahya Üstün, Twitter hesabından yaptığı açıklamayla duyurdu.

    Üstün paylaşımında şunları kaydetti:

    "TK1752 sefer sayılı Oslo-İstanbul uçuşumuz için bomba ihbarı yapılmıştır. Uçağımızın İstanbul Havalimanı'na inişi sonrasında yolcularımız güvenle tahliye edilmiş ve polis ekipleri tarafından yapılan inceleme sonucu ihbarın asılsız olduğu anlaşılmıştır."



  • Devrilen tanker D-100'ü kilitledi
    Devrilen tanker D-100'ü kilitledi

    Düzce'de D-100 kara yolunda zift yüklü tanker devrildi. Kaza nedeniyle Ankara istikametinde yoğunluk yaşandı.

    Düzce'nin Kaynaşlı ilçesinde, kontrolden çıkan zift yüklü tankerin devrilmesi sonucu D-100 kara yolunda Ankara istikametine ulaşımda aksama yaşandı.

    Alınan bilgiye göre, Hasan G. idaresindeki zift yüklü tanker, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yan devrildi.

    Kazada tanker sürücüsü yaralanırken, tankerdeki zift yola aktı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve Karayolları ekipleri sevk edildi.

    Yaralı sürücü, sağlık ekiplerince Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırıldı.

    Kazanın ardından ekiplerce devrilen tankeri kaldırmak ve yola akan zifti temizlemek için çalışma başlatıldı.

    Kaza nedeniyle D-100 kara yolunun Ankara istikametinde ulaşımın bir süre aksaması nedeniyle sürücüler, ekiplerce alternatif güzergaha yönlendirildi.


  • Bu kez doktor hasta yakınlarına saldırdı
    Bu kez doktor hasta yakınlarına saldırdı

    İzmir'den yeni bir 'sağlıkta şiddet' haberi geldi. Ancak saldıran bu kez bir doktordu. Saldırı hasta yakınlarının cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.



  • Bu kez doktor hasta yakınlarına saldırdı
    Bu kez doktor hasta yakınlarına saldırdı

    İzmir'den yeni bir 'sağlıkta şiddet' haberi geldi. Ancak saldıran bu kez bir doktordu. Saldırı hasta yakınlarının cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

    İzmir’de bir doktorun, kendi kliniğinde hasta yakınlarına saldırı anları cep telefonu kamerası ile kaydedildi.

    Olay İzmir'in Bornova ilçesinde Prof. Dr. Hasan Yüksel'in kliniğinde meydana geldi. Hasta yakınları tarafından çekilen cep telefonu görüntülerine, Prof. Dr. Hasan Yüksel'in hasta yakınlarına saldırı anları yansıdı.

    Görüntüleri Youtube'da yayınlayan hasta yakını, “Merhaba, bugün Prof. Dr. adlı çocuk alerji doktorunun İzmir / Bornova ilçesindeki özel kliniğine, 3 ay boyunca devam ettiğimiz tedavi sürecinin bir yenisi gerçekleştirmek için gittik. 3 ay boyunca uygulanan yöntemlerin işe yaramadığını, farklı tedavi yollarının bulunması gerektiğini söylediğimizde bağırarak küfür etti. O anları videoya almak istediğimizde yaralamaya teşebbüs edip darp etti, boğazımı sıktı. Aynı zamanda Celal Bayar Üniversitesinde öğretim görevlisi olan bu doktorun bize yaptıklarını yayınlamanızı rica ediyoruz. Zira bugün itibariyle kendisi hakkında hukuki yollarla hakkımızı aramaya başladık” diye yazdı.

    Söz konusu görüntülerde, Yüksel'i iki kadının tutmaya çalıştığı, ancak sıyrılarak hasta yakınının yanına koştuğu, bu sırada kameranın sarsıldığı görülüyor.

    PROFESÖR KENDİNİ SAVUNDU

    Olayla ilgili konuşan Prof. Dr. Hasan Yüksel ise karşı tarafı  suçladı. “Gelip gittikçe hemşire ve sekreteri irrite eden bir psikopattı" diyen Yüksel, şunları söyledi:

    "Gönderen pediatrist arkadaşımız kıymetli birisiydi. Hemşirem ve sekreterim, ‘Hocam randevu vermeyelim, bu kişi normal değil' dedi. Ben de hem gönderen pediatrist arkadaşa ayıp olur, hem de çocuk bizim için önemli, babasının psikolojik anormalliği için çocuğu mahrum etmeyelim diye düşündüm. Ama baba çok dengesiz ve memnuniyetsiz söylemlerde bulununca sonunda ben de 'başka bir doktora gidin' dedim. Yine geldi. Bu sefer de 'lan' diye manyakça konuşmaları oldu ve küfür etti. Ben de bağırdım. Kamera açıkmış, çekmeye başladı. 'Kapat onu' dedim, kapatmadı. Almak için yanına gittim. Bu arada vermeyince doğal olarak bir arbede oldu. 'Bana yumruk attı, darp etti' diye şikayet etmiş. Sonra da telefonuma mesaj atıp mağdur edebiyatı yazmış bana. Bir de 'iyi günler' diye ifade eklemiş. Yani mekanımızda küfür yedik, görüntüye girdik ve sanık mazlum postuna büründü. Şikayeti de yedik." 

  • Çiğköfteci saldırganı yeniden gözaltına alındı
    Çiğköfteci saldırganı yeniden gözaltına alındı

    Kendisine acılı çiğköfte verdiği için çalışana saldıran G.Ş. yeniden gözaltına alındı.  Öncesinde sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan G.Ş "İstediğimi döverim, istediğime söverim. Abartılacak bir şey yok. Hak edene hakkını verdim sadece" ifadelerini kullandı.

    Afyonkarahisar'da, sipariş ettiği çiğ köftenin "acılı" olduğu gerekçesiyle iş yeri çalışanını darbeden şüphelinin yeniden gözaltına alındığı bildirildi.

    Afyonkarahisar Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "Sosyal medyada büyük tepki toplayan, çiğ köfte dükkanında çalışan gence saldıran ve bu saldırgan tavrıyla hepimizin içini acıtan şahıs, Cumhuriyet Savcılığının kararıyla emniyet ekipleri tarafından gözaltına alınmış, şahısla ilgili gerekli adli işlemler devam etmektedir" denildi.

    23 Şubat Salı günü İstiklal Mahallesi'ndeki çiğ köfteci dükkanına gelen ve iddialara göre alkollü olduğu öne sürülen G.Ş., iş yeri çalışanı Y.K.'den acısız çiğ köfte istedi.

    Y.K., dürüm şeklinde yaptığı çiğ köfteyi G.Ş.'ye verdi. G.Ş. bir iki lokma aldıktan sonra içindeki çiğ köftenin acılı olduğunu iddia ederek, Y.K. ile tartışmaya başladı.

    Y.K., çiğ köftenin acılı olmadığını, sadece az acısı olabileceğini söyledi, ancak G.Ş.'yi ikna edemedi. G.Ş. daha sonra eline aldığı dürümü Y.K.'ye tattırıp, acılı olduğunu öne sürerek, tartışmayı sürdürdü. Bir süre sonra G.Ş. küfretmeye başladığı Y.K.'ye elindeki dürümü fırlatıp, saldırdı. Küfürler eden G.Ş., Y.K.'ye yumruklar savurdu.

    İŞİNDEN KOVULDU

    Olayın ardından birçok sosyal medya kullanıcısı G.Ş.'ye ulaşarak, tepki gösterdi. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından G.Ş., 3 ay önce çalışmaya başladığı iş yerinden kovuldu. G.Ş. kendisine tepki gösterenlere paylaşımlarıyla yanıt verdi. G.Ş. sosyal medyadan, "İstediğimi döverim, istediğime söverim size ne. Sizin yüzünüzden işimden oldum.” "Abartılacak bir şey yok. "Hak edene hakkını verdim sadece", "O hikayeyi bir de kurttan dinleyin. Köfteci kaşarlık yaptı. Basurum var dedim yine de acı koymuş", "Bu çocuk haksız diyorum inanmıyorsunuz ya. Video kesilmiş bana ne küfürler etti. Gururuma sığmadı. Evde çocuklarım ağlıyor, baba seni öldürecekler mi diye, Allah belanızı versin", "Siz kimsiniz benim hesabımı kapatıyorsunuz, istediğimi döverim, siz beni işimden ettiniz", "Arkadaşlar basurum var benim. Ben çocuğu uyardım. Canımla oynadı. Nush ile uslanmayanın hakkı tekrir, tekrir ile uslanmayanın hakkı kötektir", "Nolur iş bulmama yardım edin 3 çocuğum var açlıktan ölürüz bir nolur" paylaşımlarında bulundu.

    ÇİĞ KÖFTE FİRMASINDAN AÇIKLAMA 

    Türkiye genelinde faaliyet gösteren çiğ köfte firması ise Afyonkarahisar'daki şubesinde çalışan Y.K.'nin yaşadığı olay ve durumuyla ilgili sosyal medyadan açıklamada bulundu. Y.K.'nin işten ayrılmadığı belirtilen açıklamada, "Söz konusu talihsiz olayda çalışanımız, evrensel insani değerlere ve kurumsal kimliğimize yakışır şekilde hareket etmiş, en ağır tahrikler karşısında bile efendiliğini bozmadan davranış sergilemiştir. Tarafımıza gelen sorularda, çalışanımızın iş akdinin feshedilip edilmediği merak edilmektedir. Bilakis çalışanımıza, şartlarının iyileştirilerek ve terfi alarak çalışma hayatına devam etmesinin önerildiğini belirtmek isteriz. Çalışanımızın sağlık durumu şu an iyidir. Talihsiz olayın olumsuz etkilerini atlatabilmesi için kendisine istirahat izni verilmiştir" denildi.



  • Günün öne çıkan haberlerini 60 saniyede izleyin (1 Mart 2021)
    Günün öne çıkan haberlerini 60 saniyede izleyin (1 Mart 2021)

    1 Mart 2021de günün öne çıkan haberlerini bir dakikada izleyin...



  • On bir iş insanını dolandıran sahte valiler, Fatih Terim'i de dolandırmaya çalışmış
    On bir iş insanını dolandıran sahte valiler, Fatih Terim'i de dolandırmaya çalışmış

    Kendilerini vali ya da vali özel kalem müdürü olarak tanıtarak; tekerlekli sandalye, lösemili çocukların tedavisi ve entübe cihazı bağışı bahanesiyle 11 iş insanını dolandıranlar tutuklandı. Dolandırıcıların Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’i de telefonla arayarak dolandırmaya çalıştıkları da ortaya çıktı.

    Kocaeli'de çeşitli bağış bahaneleriyle iş insanlarını dolandırmaya çalışan iki şüpheli çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

    İş insanları kendilerini, vali ya da vali özel kalem müdürü olarak tanıtan kişiler tarafından telefonla dolandırılmaya çalışıldıkları yönünde şikayet bulundular.

    Harekete geçen Kocaeli ekipleri, yaptıkları teknik ve fiziki takip sonrasında ülke genelindeki iş adamlarını telefonla arayıp, kendilerini vali ya da özel kalem müdürü olarak tanıtarak tekerlekli sandalye, lösemili çocukların tedavisi ve entübe cihazı bağışı bahanesiyle para isteyen kişilerin kimliklerini tespit etti.

    11 İŞ İNSANINI DOLANDIRDILAR

    Tekirdağ ve İstanbul’da düzenlenen operasyonla 5 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. İş adamlarını dolandırmaya çalıştıkları belirlenen Ş.U. ve K.Y. isimli iki şüpheli ise, 2020 yılının sonundan itibaren telefonla aradıkları Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Kahramanmaraş, ve Tekirdağ’daki 11 iş insanından bağış adı altında 41 bin 600 TL aldıkları belirlendi.

    Şüphelilerin dolandırdığı iş adamlarından aldıkları paraları ise banka hesaplarına gönderttikleri tespit edildi.

    Şüphelilerin hesaplarına geçirdikleri paralara savcılık talimatı ile bloke koyuldu.

    ARALARINDA FATİH TERİM DE VAR

    Şüphelilerin dolandırmaya çalıştığı 5 kişi ise durumu fark ederek dolandırılmaktan son anda kurtuldu. Dolandırılmaya çalışanlar arasında Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in de olduğu ortaya çıktı. Şüphelilerin telefonla aradıkları Terim’den bağış adı altında para istedikleri ve dolandırıcıların ağına düşmeyen Terim’in polise giderek şikayetçi olduğu öğrenildi.

    Dolandırıcılık yapan Ş.U. ve K.Y., çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.



RÜYA TABİRLERİ

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z

Anketler

Sitemizi Beğendiniz mi ?