Popüler Rüya Tabirleri

Popüler İncelemeler

Son Haberler

  • Rize'de çay sohbetleri, Bodrum'da piknik: Vaka sayısı artan illere getirilen yeni yasaklar
    Rize'de çay sohbetleri, Bodrum'da piknik: Vaka sayısı artan illere getirilen yeni yasaklar

    Sağlık Bakanlığı tarafından illere göre haftalık vaka sayılarının açıklanmasıyla vaka sayısının yüksek olduğu illerde, yeni tedbirler alınmaya başladı. Bazı illerde, ev ziyaretleri, düğün, kına vb. etkinliklere kısıtlama getirildi. Bodrum'da ise sahil bantları, park gibi alanlarda piknik yapılması yasaklandı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, corona virüsle mücadelede 'yerinde karar' dönemin geçildiğini açıklamasının ardından,  'covid19.gov.tr' üzerinden illere göre vaka sayıları haftalık olarak açıklanmaya başladı. 1 Mart itibariyle, illerdeki vaka sayılarına göre tedbirler yeniden ele alınacak. Ancak şimdiden vaka sayısının çok yüksek olduğu illerde, yeni bir takım yasaklar uygulanmaya başladı.
    8-14 Şubat tarihleri arasında oransal olarak en çok vakanın görüldüğü iller arasında ilk sırada yer alan Trabzon'da, alınan yerel kısıtlama tedbirlerine ilaveler getirildi. Cadde ve sokaklarda artırılan ekipler ile HES kodu denetimleri yoğunlaştırıldı, kısıtlamalarda köy ve mahallelere çıkışlar yasaklandı. Kentte cenaze namazlarının en fazla 30 kişi ile sınırlandırılarak kılınması, evlerde toplu olarak bir araya gelinmeler ve aile içi buluşmalara denetim getirilmesine kadar alınan tedbirlere yenileri eklendi. Cadde ve sokaklarda artırılan polis ekipleri ile Hayat Eve Sığar (HES) kodu denetimleri yoğunlaştırıldı. Kısıtlamalarda ilçe geçişlerine, köy ve mahallelere çıkışlara izin verilmeyecek, giriş ve çıkışlarında polis kontrol noktaları oluşturulacak. Özellikle Trabzonspor maçının olduğu günlerde bir araya toplanan grupların televizyondan maç izlediği duyumları üzerine sıkı denetimler yapılacak.
    Muğla’nın Bodrum ilçesinde ise corona virüs tedbirleri kapsamında, sahil bantları, park, mesire ve ören yerleri ile piknik alanlarında piknik yapmak yasaklandı.
    Kararın gerekçesinde, sahil bantları, mesire ve piknik alanlarında piknik, spor ve yürüyüş gibi faaliyetler nedeniyle vatandaşların fiziki mesafe kuralını ihlal edebileceği, bu durumun hem kendi sağlıkları hem de başta virüsle mücadelede en temel önlem olan vatandaşların evde kalma duygusunu zaafa uğratarak toplum sağlığı açısından risk oluşturabileceği belirtildi.
    İllere göre haftalık vaka sayısı haritasında, 100 binde 200,08 ile en çok vaka oranına sahip illerden Rize'de de, Rize Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni tedbirler uygulamaya başladı.
    Bu kararlara göre: Cenaze namazları en fazla 30 kişiyle sınırlandırılacak, toplu taziyeler yapılmayacak. Market, toplu taşıma ve berber gibi yerlerde denetimler sıklaştırılacak. Camilere gelen vatandaşlar seccadelerini de beraberinde getirecek. İş yerlerinin ya da binaların önünde iki veya daha fazla kişinin bir arada oturarak ya da ayakta sohbet etmesi, çay ve sigara içilmesi, sahil bantlarında, parklarda sosyal mesafeye uyulmadan oturma, sohbet etme gibi davranışlar yapılmayacak.
    Sokağa çıkma yasağı günlerinde sadece zorunlu ihtiyaçlar için yürüme mesafesinde market, fırın gibi yerlere gidilebilecek. Hafta sonu köy evlerine gitme ve köyde sosyal mesafeye uymayan ziyaretler, misafirlikler gerçekleştirilmeyecek. Bunun için denetimler arttırılacak.
    15-21 Şubat'ta oransal olarak en çok vakanın görüldüğü iller arasında ilk 6'da bulunan Tokat'ta da İl Umumi ve Hıfzıssıhha Kurulu'nca yeni kararlar alındı. Vali Ozan Balcı, 10 gün süresince düğün ve nikahların ertelendiğini, spor salonları ve hayvan pazarlarının ise kapatıldığını söyledi.
    Tokat'ta olduğu gibi Sakarya'da da 1 Mart'tan itibaren 15 gün süreyle şehir genelinde düğün, nişan, nikah, kız isteme gibi etkinliklerle birlikte tüm spor salonlarının faaliyetlerinin yasaklanmasına karar verildi. Sinema salonlarının faaliyetlerine verilen ara da 1 Nisan'a kadar uzatıldı.
    OSB ve küçük sanayi sitesi gibi iş yerlerinde de 'Hayat Eve Sığar' kodu sorgulaması yapılacak. Apartman, site gibi yerleşim alanlarındaki bir araya gelinen ortak kullanım alanları, ortak oturma mekanı şeklinde kullanılan mekanların kapatılması kararlaştırılırken, evlerde gün, mevlit, taziye, kutlama veya buna benzer insanların bir araya gelmesine neden olan etkinlik ve buluşmaların yasaklanmasına karar verildi.
    Giresun’da da, İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi tarafından yerel kısıtlama tedbirleri devreye alındı.  Giresun Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamayla yeni tedbirler duyuruldu. Buna göre: İl genelinde tüm köy ve mahalle muhtarlarının, köy ve mahallelerinde Covid-19 salgını açısından bulaş kaynağı yaratacak olan düğün, nişan, kına, mevlit, taziye gibi toplu olarak bir arada bulunulmasına neden olacak etkinliklerin yapılmasının kontrol altına alınmasına karar verildiği belirtildi. Ziyaret, gün gibi sosyal faaliyetlere izin verilmeyecek. Cenaze törenlerinin belirlenen kurallara uygun yapılması için azami derecede dikkat edilmesine, belediyeler tarafından yapılan cenaze anonslarının yapılmasına ikinci bir karara kadar ara verilmesine, pandemi konusunda bilinçlendirme anonslarının yapılmasına karar verildi.
  • Balıkçı ağlarına, Roma dönemine ait amforalar takıldı
    Balıkçı ağlarına, Roma dönemine ait amforalar takıldı

    Ordu'nun Perşembe ilçesinde denize açılan balıkçıların ağlarına, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen yaklaşık bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı.

    Ordu'nun Perşembe ilçesinde denize açılan balıkçıların ağlarına, 13 amfora (sivri dipli, iki kulplu antik testi) ve gemi enkazı takıldı. Gördükleri karşısında şaşıran balıkçılar hemen durumu, Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın'a bildirdi.
    Aydın, ağlara takılan parçaları Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi’ne getirtti. Roma döneminden kalma olduğu tahmin edilen 13 amfora ve gemi ahşap enkaz parçalarının yapılan incelemede yaklaşık bin yıllık geçmişi olduğu tahmin ediliyor.
    "BATIĞIN DEVAMIYLA İLGİLİ BİLGİLER EDİNİLEBİLİR"20 gün önce balıkçıların kendisine ulaştığını belirten Prof. Dr. Mehmet Aydın, “Balıkçılar, ağlarına bazı tarihi eserlerin takıldığını söylediler. Bu kapsamda ben de fotoğraf çekip bana atmalarını söyledim ve nesnelere bakınca tarihi eser olduğunu, amforalar olduğunu fark ettim. Daha sonra fotoğrafları Bodrum'da yer alan ve Türkiye’nin tek sualtı müzesinde bulunan arkeolog arkadaşlarıma yolladım. O arkadaşlarım da bunların Roma dönemine ait odluğunu söylediler. Bu parçaları balıkçılardan alıp, Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi’nde topladım. Balıkçılar, bazı parçaları arkadaşlarına hediye etmiş, onları da alarak fakültemiz bünyesinde biriktirdim. Ordu Müzesi ile temasa geçerek, bunların müzeye transferini sağladım. Bu batık 70 metre civarında ve Medreseönü açıklarında bulundu. Bu kapsamda belki sualtı arkeologları bir çalışma yürütürse batığın devamıyla ilgili bilgiler edinilebilir” dedi.
    "TARİHİ BİR DEĞERİ OLDUĞUNU BİLMİYORDUK"Ağına amforalar takılan balıkçı Serdar Memiş, “Ağımıza, tekne parçalarıyla bazı küpler takıldı. Ben de hemen Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın'ı arayıp, bilgi verdim. O gün kalkan avına çıkmıştık, ilk önce bir kısım geldi, ikinci çekişimizde diğer kısım geldi. Ağları hep aynı yere kuruyoruz, daha önce de ağlarımıza ufak tefek takılıyordu. Çıkanları barınağa koyuyorduk, buraya gelen misafirlerimizin hoşuma giderdi, onlara verirdik. Ama tarihi bir değeri olduğunu bilmiyorduk” diye konuştu.
    "TARİHİ BİR ŞEY BULDUĞUMUZ İÇİN MUTLU OLDUK"Çıkan parçaları Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi’ne götürdüklerini belirten İlkay Çelik, “Okulda yapılan incelemede Roma dönemine ait olduğu söylendi. Böyle tarihi bir şey bulduğumuz için mutlu olduk” şeklinde konuştu.
    O gün kalkan avına çıktıklarını anlatan İsa Memiş ise, “Ağlarımıza parçalar takıldı, daha önce de ufak tefek takılırdı ama önemsemezdik. Bu sefer çok geldi, sanırım ağları tam merkezindeydi. Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi, nesnelerin tarihi değeri olduğunu ve Roma dönemine ait olduğunu söyledi. Bunları bulduğumuz için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.
  • Balon balığı ayağa düştü!
    Balon balığı ayağa düştü!

    Antalya'da özel bir şirkette yöneticilik yapan Taner Okan Acar ve Mehmet Özata, siyanürden 1200 kat daha zehirli olan balon balığının derisinin aksesuar ve giyim sektöründe kullanımını sağlayacak proje geliştirdi. İkili, patentini almaları durumunda kendilerine imkan tanınırsa bu projeyle istihdam alanı sağlamayı hedefliyor.

    Kızıldeniz'den gelerek Akdeniz'e yerleşen ve başta kendi türleri olmak üzere balıkları yiyerek popülasyona, ağları kopararak da balıkçılara zarar veren balon balığı tehdidi sürüyor. Popülasyonu hızla artan bu zararlı balık için Tarım ve Orman Bakanlığı geçen yıl 31 Aralık tarihine kadar balon balığı kuyruğu getiren balıkçılara, kuyruk başına 5 lira ödeme yaptı. Bu uygulamaya büyük ilgi gösteren Antalyalı balıkçılar, 22 günde 35 bin kuyruk teslim etti.
    Diğer yandan Alanya'da yaşayan ve özel bir şirkette yöneticilik yapan girişimciler Taner Okan Acar ve Mehmet Özata, balon balığıyla ilgili oldukça farklı bir proje için bir araya geldi. Alanya Balon Balığı Araştırma ve Geliştirme Projesi (ABAP) adını verdikleri proje hazırlayan ikili, balon balığını deri sektöründe kullanmayı hedefliyor. Balon balığının derisinin çanta, kemer, ayakkabı gibi sektörlerde kullanılmasını sağlayacak projeyi hazırlayan Acar ve Özata, destek verilmesi durumunda bu projenin bir işkolu olabileceğini ve istihdam sağlanabileceğini vurguladı.Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü'nden yasal izinleri aldıktan sonra temin ettikleri balıkların derisini, bitkisel yöntemlerle tabaklayan girişimciler, balon balığının derisinin değerlendirilmesi aşamasının da aslında başlı başına bir iş olduğunu, bunun kesinlikle profesyonel eller tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Bu balığın zehirli olmasından dolayı eğitim almış kişilerin dikkatle bu işlemi yapması gerektiğini anlatan girişimciler, projenin patentini aldıktan sonra devlet desteği alabilirlerse oluşturacakları iş koluyla birçok kişiye de yeni bir meslek edindirebileceklerini ifade etti.
    Projenin girişimcilerinden Taner Okan Acar, balon balığıyla serüveninin 7 yıl önce babasıyla balık avına çıktığında başladığını anlattı. Acar, “Tuttuğumuz balıkların hepsi balon balığıydı. Babam, balon balığının yenmediğini, insanları zehirlediğini, zararlı bir balık olduğunu ifade etti. Fakat teknenin içerisinde dururken balon balığının bir anda şiştiğini gördük. Elastik özelliği olduğunu anladık. Bundan yola çıkarak amatör bir şekilde 2 balon balığı derisi tabakladık. Balon balığı tedarik edemediğimiz için de projeyi durdurmak zorunda kaldık. 2019 yılında Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü'nün izni ve bilgisi dahilinde, onlardan balıkları tedarik ederek tekrar bu konuyla ilgili çalışma yapmayı düşündük. Balon balıkları üzerinde yapılacak tabaklama işlemleri farklı bir yöntem de olsa bunun ekonomide kullanılabilecek bir materyal haline geleceğini anladık" dedi.
    Bu işi daha profesyonel yapmak istediklerini ifade eden Acar, “Bizim geldiğimiz nokta, amatör bir süreçte gelinebilecek en son nokta. Devlet yetkililerimizden balon balığının bizlere tedarikini yasal bir zemine oturtmasını istiyoruz. Biz de balon balığına yatırım yaparak, bu işi daha profesyonel hale getirip ekonomiye kazandırmayı düşünüyoruz. Bunun yanında ekonomiye kazandırdığımız zaman bir istihdam alanı oluşacak. Atılı ve kullanılmayan, denizlerimizi son derece rahatsız eden balon balığını eğer bize fırsat verilirse ticari olarak, ekonomik yönden ülkemize kazandırmak istiyoruz" diye konuştu.
    Balon balığı derisinin, derinin kullanıldığı tüm alanlarda kullanılabileceğini aktaran Acar, şunları söyledi:“Derinin kullanılabildiği bütün alanlarda kullanılması mümkün. Bu derileri kullanma şekli tabaklanmasına göre değişiyor. Mesela ayakkabı yapılacak derinin tabaklanması farklı, ceket yapılacak olan ürünün farklı. Tabaklama işlemleri yapıldıktan sonra her türlü kullanılabilir."
    Yaklaşık 7 yıl önce tabakladığı deriyi gördükten sonra Acar ile birlikte bu projeyi başlatan Mehmet Özata ise, “Akdeniz Su Ürünleri Enstitüsü'nde 2017-2020 yılları arasında yapılan Bayoma projesine dahil olup balon balıklarının derilerini tedarik ettik. Birkaç farklı tabaklama yöntemlerini kullanarak çalışma yaptık. Yaptığımız tabaklamalar sonucunda ortaya farklı deriler çıktı. Bu derilerin aksesuar ve giyim olarak her türlü sektörde kullanılabileceğini gördük. Gerekli başvuruları yaptık. Yaptığımız çalışmalara daha iyi şartlar sağlandığında ortaya çok daha iyi ürünler çıkacağını düşünüyoruz" dedi.
    Balon balığını endüstriye kazandırabilmeyi hedeflediklerini aktaran Özata, şöyle konuştu:“Endüstriye kazandırabilmeyi ve faydalı bir ürün elde edebilmeyi hedefledik. Bu projeye böyle başladık. Ortaya da somut olarak iyi şeyler çıktığına inanıyoruz. Bununla alakalı birçok kişiden görüş aldık. Birçok kişiye de ilham kaynağı olduk. Üniversitedeki hocalarımız, 'Böyle bir şey olabiliyor muymuş' dedi. Somut olarak gösterince kendilerine de ilham kaynağı olduğumuzu düşünüyoruz. Bunlarla alakalı çalışmalar yaptıklarını ve yaptıkları çalışmalardan olumlu sonuçlar çıktığını söylediler."
  • Köpeğe işkence ''Önce çarptılar, sonra çöpe attılar''
    Köpeğe işkence ''Önce çarptılar, sonra çöpe attılar''

    Konya'da otomobille kovaladıkları sokak köpeğine çarptılar. Bir süre sonra can çekişen hayvanın yanına geri döndüler. Araçtan inen iki kişi, yaralı halde olan köpeği yol kenarındaki çöp konteynerine attı. Araç daha sonra bölgeden uzaklaştı. Şüphelilerin kim olduğu ve köpeğin yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor. Şikayet üzerine olaya ilişkin inceleme başlatıldı.

Haberler (Güncel)

Son Okunan Haberler

RÜYA TABİRLERİ

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z

Facebook Sayfamız

Kimler Sitede

Şu anda 22 konuk çevrimiçi